24 Kasım 2017 Cuma

Maybelline Color Sensational Toasted Brown Ruj İncelemesi

24 Kasım 2017 Cuma
Herkese yeniden merhaba, uzun zamandır blog yazmıyorum. Bunun pek çok farklı sebebi mevcut. Ancak bugün Maybelline Color Sensational serisinden Toasted Brown isimli ruju inceleyerek tekrar blog yazılarıma dönmek istiyorum. Çünkü özledim ve ne kadar çok sevdiğimi hatırladım. Lafı da fazla uzatmadan Maybelline'in sonbahar kış aylarında kullanmaktan keyif aldığım bu ruj ile ayrılığımı noktalayayım.


Maybelline Toasted Brown ruju adından da anlaşılacağı gibi kahverengi tonlu, hafif bordoluk da içeren oldukça güzel, nemli bitişi olan bir ruj. Nemli bir bitişi olduğundan dudakları da kesinlikle kurutmuyor. Kalıcılık konusunda ise orta bir düzeyde diyebilirim. Özellikle yeme içme durumlarında tazelemek gerekiyor. Ancak hafif yapısı nedeniyle günlük kullanıma da oldukça uygun.


Maybelline Toasted Brown ruju ben alalı, hatta bu fotoğrafları çekeli oldukça uzun zaman oldu. Bu nedenle de epey bir kullanma fırsatım oldu. Her kullandığımda da hep iltifat aldım ve rengi merak konusu oldu. Zaten ben kendime pembe alt tonlu rujları yakıştıramıyorum. Genellikle kahve ve şeftali tonlu rujları daha iyi taşıdığımı düşünüyorum.


Eğer siz de benim gibi kahve tonlu, hafif yapılı, kalıcılığı da orta düzeyde idare eden rujları seviyorsanız kesinlikle Maybelline'in Color Sensational serisinden Toasted Brown isimli rujunu tavsiye edebilirim. Ben yazın bile çok açık renkli rujları tercih etmediğim için yazın da severek kullandım ama tabii ki önümüzdeki kış aylarında daha severek kullanacağım. Şimdilerde fiyatının da 15-16 TL civarında olduğunu tahmin ediyorum.

Devamını Oku »

18 Ağustos 2017 Cuma

Mac Strobe Cream İncelemesi

18 Ağustos 2017 Cuma
Uzun bir aranın ardından tekrar blog yolculuğuma başlamak için karar verdiğimde sizinle ilk paylaşmak istediğim ürün Mac Strobe Cream oldu. Mac Strobe Cream bir ara o kadar meşhur oldu ki ben de o dönemde bu furyaya katılıp almıştım bu ürünü. Ancak uzun bir zaman sanırım makyaj yaparken üşendiğimden kullanmadım bu ürünü. Bu yaz ise uzunca bir süre deneme fırsatım oldu. Ürün ile ilgili yorumlarımı paylaşmadan önce değineceğim farklı bir konu var.


Mac Strobe Cream'in  şu anda Mac'in online sitesinde ve tabii ki mağazalarda 50 ml'lik bu boy için fiyatı 145 TL. Peki seyahat boyu olan 30 ml'lik ürün ne kadar dersiniz 49 TL. Yani 147 TL vererek 3 tane seyahat boy ürün alsam 90 ml'lik ürünüm olacak. Bu nasıl bir fiyat politikası hiç anlamış değilim. Peki ben nasıl bir gaflet içinde bu ürünü aldım acaba. Sanırım o dönem seyahat boy kalmamıştı. Neyse bir daha Mac Strobe Cream alırsam kesinlikle seyahat boy olan 30 ml'lik ürünü alırım. 


Gelelim Mac Strobe Cream hakkındaki yorumlarıma bir dönem farklı renk alternatifleri çıkmış olsa da sanırım pek tutulmadı ki şu an sitede yine sadece bu ürün mevcut. Strobe Cream aslında bir baz olarak üretilmiş. Özellikle makyaj altında cildiniz daha canlı görünsün, makyajın verdiği matlık azalsın diye kullanılabilen bir ürün. Ben ise bu ürünü hemen her gün nemlendirici olarak kullandım ve cildime güzel bir ışıltı, canlılık kattığını düşünüyorum. Tabii ki makyaj altında da vaad ettiklerini gerçekleştiriyor ve cilde ışıltı kazandırıyor. Işıltı ise sim değil, sanki ışığın parlaklığı yansıyormuş gibi bir görüntü oluşturuyor ciltte. Öyle aydınlatıcı sürmüşsün gibi bir parlaklık değil yani bu.

Mac Strobe Cream elimdeki ürün bitince tekrar almayı düşüneceğim bir ürün olacaktır ancak anlattığım nedenlerden ötürü kesinlikle seyahat boyunu almayı tercih edeceğim.

Devamını Oku »

Kullanım Kolaylığı ve Estetik Bir Arada

Derin dondurucuların faydalarını anlatarak zamanınızı almayacağım, uzun süreli gıda depolama için başka bir seçeneğin olmadığını zaten biliyorsunuzdur. Henüz bilmiyorsanız da, bu yılki Kurban Bayramı’nda öğreneceksiniz zira etleriniz buzdolabı içerisinde en fazla bir hafta dayanacak! Yani ister et, isterse de diğer gıdalar için uzun süreli depolama yapmak istiyorsanız, bir derin dondurucu kullanmanız gerekiyor. Bu bakımdan iki seçeneğiniz var: yatay ve dikey derin dondurucu modelleri. Yatay olanlar bir sandığı andırıyor ve kapakları üst kısımda yer alıyor. Dikey olanlar ise aynı bir buzdolabı gibi: Kapakları ön kısımlarında bulunuyor ve (isminden de tahmin edebileceğiniz gibi) dik şekilde kullanılıyorlar. Ben, tercihimi dikey derin dondurucu modellerinden, hatta daha net söyleyecek olursak, UED 5170 DTK A++ modelinden yana kullandım.

                                                               

Neden derseniz, her şeyden önce Uğur Soğutma markası güven veriyor. 60 yılı aşkın bir süredir derin dondurucu üretiyorlar ve bu nedenle benzersiz bir uzmanlıkları bulunuyor. Unutmayın, bu cihazları on yıllar boyunca kullanmak için alıyorsunuz ve he sağlamlıkları, hem de servis ağlarının yaygınlığı önem taşıyor. Uğur Soğutma, her iki bakımdan da beklentilerimi fazlasıyla karşılıyor. Gelelim tasarıma: UED 5170 DTK A++, dikey bir derin dondurucu modeli. Ben bu tasarımı seviyorum zira kullanması daha pratik geliyor: Aynı bir buzdolabı gibi rahatça kullanabiliyor, hatta buzdolabının yanına koyarak uyumlu ve estetik bir görünüm elde edebiliyorsunuz (ben öyle yaptım, tavsiye ederim). 

UED 5170 DTK A++ yalnızca 46 kilo, yani kimseyi çağırmama gerek kalmadan bir köşeden diğerine kolayca taşıyabiliyorum. İç hacmi 170 litre, sadece benim değil, komşularımın gıdalarını bile depolamaya yetiyor! A ++ enerji sınıfında olduğu için, neredeyse hiç elektrik harcamıyor. En sevdiğim özelliği de, elektrik kesintilerinde bile içindekileri 15 saat boyunca korumaya devam edebilmesi oldu. Sık sık kesinti yaşanan bir yerde oturuyorsanız, emin olun bu özellik çok işinize yarayacak. Satın almak için https://satis.ugur.com.tr/item/ued-5170-dtk-a/100028 adresini kullanmanızı tavsiye ederim, peşin fiyatına 12 taksit yaptırarak kredi kartınızla alabiliyorsunuz. Geniş iç hacimli, dayanıklı, pratik ve uygun fiyatlı bir derin dondurucu arıyorsanız, UED 5170 DTK A++ modelini gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum.

                                     

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Devamını Oku »

10 Aralık 2016 Cumartesi

Dermokil Nemlendirici Yüz Kremi İncelemesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
Dermokil markası ile blogger olmanın verdiği avantaj ile tanıştım. İçeriği kilden oluşan pek çok cilt bakım ürünleri mevcut. Aslında blog yazıyor olmasam belki de ömrüm boyunca ürünlerini tanıma fırsatım olmayacak bir markaydı Dermokil. Bu yazımın konusu olan Dermokil nemlendirici yüz kremini yorumlamak isteyişimin nedeni de bu. Çünkü piyasadaki pek çok popüler marka yüzünden belki de çok sevebileceğimiz ürünlerden uzak kalıyoruz.


Dermokil benim aklımda kil maskeleri ile yer etmiş olsa da farklı ürün grupları da mevcut. Bu nemlendirici yüz kremi hamamelis özü içeren ve cildin nem dengesini sağlamasına yardımcı olan bir krem. Aslında kuru yapılı bir cilde sahip olsam da yaz aylarda cildim karma dönüyor. Bu kremin yapısı oldukça yoğun. Zaten losyon kıvamında olan nemlendiriciler bana asla yetmiyor. Yapısını ve nemlendirme etkisini gün için sevsem de akşam kullanmak için daha yoğun nemlendirici bir kreme ihtiyaç duydum ancak gün içerisinde özellikle de makyaj altına kullanımda oldukça başarılıydı. Benim için tek dezavantajı anti-aging bir özellik içermemesi oldu.
Daha önce yazısını yazmış olduğum Dermokil Kil Etkili Argan ve Zeytinyağlı Maske yazısını da okumayı unutmayın.

Dermokil Nemlendirici Yüz Kremi fiyatı: 20TL

Devamını Oku »

8 Aralık 2016 Perşembe

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

8 Aralık 2016 Perşembe

haydar-colakoglu-yolo-uygulama

Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.

YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.

YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.

haydar-colakoglu

YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor. 

haydar-colakoglu-teb-genel-mudur

haydar-colakoglu-teb

Haydar Çolakoğlu teb genel müdür

haydar çolakoğlu kimdir

Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;

“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.

YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir. 

Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.

haydar-colakoglu-yolo-turkiye

Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.

Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”

GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Devamını Oku »

27 Ekim 2016 Perşembe

Nesfit, kadınlara pembe kurdele hareketine destek için “Kontrol sende” çağrısı yapıyor!

27 Ekim 2016 Perşembe

Nestlé Nesfit, dünyada 7, Türkiye’de ise 2 yıldır “Pembe Kurdele Hareketi” kapsamında yürüttüğü meme kanserine karşı farkındalık çalışmalarını yeni bir boyuta taşıyor. Meme Kanseri Farkındalık Ayı vesilesiyle Meme Sağlığı Derneği ile işbirliği yapan Nesfit, ülkemizde 20 yılda 2 kattan fazla artış gösteren meme kanseri ile mücadele için kadınlarda erken teşhisi teşvik edecek bir davranış değişikliği yaratmayı hedefliyor. Bu amaçla oluşturulan “Nestlé Nesfit Kontrol Sende” Facebook etkinliği, kadınlara her ay kendi kendine muayenelerini yapmaları için hatırlatmada bulunuyor. 

Küresel düzeyde başlattığı “Hedef: Pozitif Bir Hayat” kampanyası ile kadınları güzel hareket etmeye, güzel düşünmeye ve güzel yemeye davet eden Nestlé Nesfit, meme kanserine karşı dünyada 7, Türkiye’de 2 yıldır mücadele yürütüyor. 

Araştırmalar, düzenli olarak kendi kendini muayene etmenin, meme kanserinden hastayı kaybetme riskini yüzde 18 oranında azalttığını gösteriyor olsa da kadınların büyük kısmı bunu bir alışkanlık haline getirebilmiş değil. Gelişmiş ülkelerde her 7 kadından birinde meme kanserine rastlanırken, hastalığın bu ülkelerde azalan, gelişmekte olan ülkelerde ise artan bir seyir izlediği görülüyor. 2030 yılında tüm meme kanserlerinin %75’inin gelişmekte olan ülkelerde yer alacağı tahmin ediliyor. Bu durumda Türkiye gibi ülkelerde erken teşhis oranını artıracak çalışmalar büyük önem taşıyor.

Amaç daha fazla kadının “kontrolü ele alması”
Meme Sağlığı Derneği (Memeder) ile işbirliğine giden Nesfit, kadınların bu konudaki farkındalıklarını artırmanın ötesine geçmeyi amaçlıyor. İşbirliği kapsamında daha fazla kadının düzenli olarak kendi kendine kontrollerini yapmasını sağlayacak bir davranış değişikliği yaratılması hedefleniyor. Bu amaçla oluşturulan “Nestlé Nesfit Kontrol Sende” Facebook etkinliği her ay kadınlara hem kendi meme kontrollerini yapmaları hem de diğer kadın arkadaşları ve aile üyelerini etkinlikte yer almaya davet etmeleri için hatırlatmada bulunuyor. 

Nestlé Nesfit, aynı zamanda Meme Kanseri Farkındalık Ayı dolayısıyla Ekim boyunca kadınları kendi pembe kurdelelerini yaratarak sosyal medyada paylaşmaya ve arkadaşlarını Facebook etkinliğine çağırmak için bundan yararlanmaya davet ediyor. Nesfit’in Facebook, Instagram, Youtube ve diğer dijital platformlarda kendi kendine muayenenin önemini vurgulayan paylaşımları ay boyunca devam edecek.

Ayça Erkol:  “Hedefimiz kendi kendini kontrol davranışının norm haline gelmesi”
Nestlé  Kahvaltılık Gevrekler  Ülke Müdürü Ayça Erkol, “Kadınların kendi kendini kontrol etmesi konusunda düzenli hatırlatmalar basit bir çözüm gibi görünse de, hayat kurtaracak derecede önemli bir fayda sağlıyor. Kadınlarla yapılan görüşmeler de bunu teyit eder nitelikte.. Hedefimiz, meme kanserine karşı mücadelede önemli bir değişim yaratacak bu davranışın bir norm haline gelmesi. Facebook etkinliğimize katılarak düzenli hatırlatma alacak ve kendi kendilerine muayenelerini gerçekleştirecek kadın sayısının her geçen yıl hızla artacağına inanıyoruz” dedi. 

Prof. Dr. Vahit Özmen: “Ülkemizde 8 kadından biri meme kanseri olabilir”
Memeder Kurucusu ve Onursal Başkanı Prof. Dr. Vahit Özmen ise Türkiye’de meme kanserine ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Araştırmalar, ülkemizde meme kanseri sıklığının son 20 yılda 2 kattan fazla artış gösterdiğine işaret ediyor. Öngörüler ise, bu artışın devam edeceği ve yılda yaklaşık 25 bin kadına meme kanseri teşhisi koyulacağı ve her 8 kadından birinin meme kanserine yakalanabileceği yönünde.  Günümüzde bu konudaki bilinçlendirme çalışmaları erken teşhis imkanı sağladığı için büyük önem taşıyor. Mamografik tarama sonucu, meme kanserinden ölüm oranları değişik çalışma sonuçlarına göre yüzde 15 ila yüzde 35 oranına azalmış görünüyor.”

www.nesfit.com.tr

https://www.facebook.com/nestlenesfit.tr/

Ekim Ayı - Meme Kanseri Farkındalık Ayı
2004 yılından bu yana meme kanseri hakkındaki farkındalığı artırmak, erken teşhis ve tedaviyi desteklemek amacıyla ekim ayı tüm dünyada ve Türkiye’de meme kanseri bilinçlendirme ve farkındalık ayı olarak belirlenmiştir. Ay boyunca gerek sivil toplum kuruluşları gerekse Sağlık Bakanlığı tarafından yurt genelinde eğitimler ve bilinçlendirme kampanyaları düzenlenmektedir. 

Nestlé Hakkında:
Dünyanın lider beslenme, sağlık ve iyi yaşam şirketi Nestlé’nin temelleri 1866 yılında İsviçre’nin Vevey kasabasında atılır. Şirketin kurucusu Henri Nestlé dünyanın ilk hazır bebek mamasını geliştirir. Farine Lactée” adı verilen süt bazlı bebek maması olan bu  ilk Nestlé ürünü, şirketin insanı ve sağlığı her şartta öncelikli tutma, bilimsel araştırma kalite, güven, gibi temel değerlerinin de bir sembolü olur. 

Nestlé,  150 yılda yeni ürünler, yeni kategoriler ile istikrarlı bir şekilde büyümüş ve dünya gıda ve beslenme sektörünün lideri haline gelmiştir. Bugün Nestlé 500’e yakın fabrikası 335,000 çalışanı ile dünyanın neredeyse tüm ülkelerinde faaliyet göstermektedir.

4 kıtada 34 merkezde 5000 kişilik bir ekiple AR-GE çalışmaları yürüten Nestlé ve  AR-GE’ye her yıl yaptığı 1,7 milyar doların üzerindeki yatırımla araştırma geliştirme konusunda da gıda firmaları arasında lider konumdadır. 1909 yılında,  ülkemize giren Nestlé Türkiye’nin en köklü gıda firmalarındandır.  1927’de Türkiye’deki ilk çikolata fabrikasını kurarak üretime başlayan Nestlé,  bugün 12 kategoride 800‘ ün üzerinde  ürünü ve 50‘ye yakın markasıyla faaliyet göstermektedir. Üretimini Bursa Karacabey ve Bursa Kestel’deki fabrikalarında gerçekleştiren, Nestlé Türkiye’de satılmakta olan ürünlerinin %92’sini Türkiye’de  üretmektedir. 100 yılı aşkın süredir Türkiye’de faaliyet gösteren Nestlé bugün 3800  kişiye doğrudan, 7000’in üzerinde kişiye  dolaylı olarak istihdam sağlamaktadır. Nestlé, Türkiye’deki üretim üssünden başta Ortadoğu ve Kuzey Afrika olmak üzere bölge ülkelerine ihracat gerçekleştirmektedir. 

www.nestle.com.tr | www.facebook.com/NestleTurkiye

Memeder Hakkında
2007 Eylül ayında kurulan Meme Sağlığı Derneği, güncel bilimsel yanı ağırlıkta olan bir dernektir. Bünyesinde konuyla ilgili pek çok farklı uzmanın yanı sıra hem sağlıklı hem de meme kanserli kadınları barındıran dernek, kadınların daha sağlıklı olması için “halkla iç içe olmayı” misyon edinmiştir. 
Bu kapsamda 30 Aralık 2008 tarihinde başlayan Bahçeşehir Tarama Programı ile rutin aralıklarla 11 bin 144 kadın mamografi taramasından geçmiştir. Gerekli durumda 3 bin 427 kadına ultrasonografi taraması, görülen şüphe üzerine ise 189 kadına biyopsi yapılmıştır. Bu tarama ve rutin kontroller içinde 93 kadına erken evre meme kanseri teşhisi konularak, gerekli tedavilerde destek olunmuştur. http://www.memeder.org/

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Devamını Oku »

29 Ağustos 2016 Pazartesi

Maybelline Lash Sensational Maskara İncelemesi

29 Ağustos 2016 Pazartesi
Maybelline Lash Sensational maskara yine yurt dışında çok popüler olup ülkemize geldiğinde de kapış kapış giden bir üründü. Tabii ki bu furyaya ben de kapılıp çıkar çıkmaz aldım ama elimde açık maskaralar olduğundan hemen denemeye başlayamadım. Son 1 aydır düzenli olarak kullandıktan sonra Maybelline Lash Sensational maskara ile ilgili fikirlerimi merak edenlerle paylaşmaya hazırım.


Kavisli bir fırçası ve hafif ıslak bir yapısı var. İlk kullandığımda çok abartmışlar bu maskarayı hiç bir etki yapmadı kirpiklerimde diye düşündüm. Hala da çok abartıldığını düşünüyorum ama kullanmaya başladıktan bir süre sonra yapısı biraz daha kıvamlı bir hal aldı ve bu kıvamlı hal sayesinde benim de daha çok hoşuma gitmeye başladı. 


Kirpiklerim oldukça düz ve kirpik kıvırıcıyla bile istediğim kıvrıklığı elde edemiyorum. Maybelline Lash Sensational maskara ile de öyle aman aman kıvrılmadı kirpiklerim ama yine de belirli bir fark yarattığını söylemeliyim. Aslında kıl fırçaları daha çok seviyorum ama bunun plastik fırçasıyla da kolay uygulama yapabiliyorsunuz. Fırçanın ucu fazla büyük olmadığından bulaştırmadan sürmek mümkün. Maybelline'in denediğim tüm maskaraları gibi bu maskara da biraz zor çıkıyor.

Maybelline Lash Sensational maskara bugüne kadar kullandığım maskaralar içinde sevdiklerim arasında yerini aldı. Tekrar alıp kullanmayı düşünebilirim. Yanlış hatırlamıyorsam 20 TL civarında bir fiyatı vardı. Siz bu maskarayı denediniz mi?

Devamını Oku »

26 Ağustos 2016 Cuma

The Body Shop E Vitaminli Nemlendirici Krem

26 Ağustos 2016 Cuma
The Body Shop mağaza etkinliği sonrasında E vitaminli seriden bir kaç parça ürün hediye edilmişti. Bu ürünlerden biri de tüm cilt tipleri için uygun olan nemlendirici kremdi. Genel olarak kuru bir cilde sahip olduğumdan nemlendirici kremler bana kimi zaten yetersiz gelebiliyor. O nedenle kuru ciltler için üretilen kremleri kullanmayı daha çok tercih ediyorum. Ancak yaz döneminde özellikle T bölgem hafif yağlanmaya ve cildim karmaya dönmeye başladığı için hemen bu kremi de denemek istedim. 


The Body Shop E vitaminli nemlendirici kremi ilk uygulama sonrasında nemlendirme etkisinden oldukça memnun kaldım. Yapısı çok katı ve yağlı değil ancak uyguladığınızda bir süre yapışkanlık hissi oluyor ama en fazla 5 dk sonrasında o his kayboluyor. Neredeyse 1 aydır sabah akşam düzenli olarak kullanıyorum. Cildimde herhangi bir alerjik reaksiyona ya da sivilcelenmeye neden olmadı ancak çoğu akşam bana yeterli gelmedi nemlendirmesi. Buna rağmen gündüz özellikle de makyaj altına çok rahat kullandım.


E vitamini özellikle de cildimiz için oldukça faydalı. The Body Shop'un kremleri de malum çok güzeller, özellikle body butterlar gönlümüzün favorisi ancak yüz bakım ürününü ilk defa denedim ve oldukça memnun kaldım. Tabii bu ürün maalesef kış aylarında benim kuru cildime yeterli gelmeyecektir.
The Body Shop web sitesinde E vitaminli bu serinin diğer ürünlerini de bulabilir ve inceleyebilirsiniz. Bendeki bu nemlendirici krem 50 ml ve fiyatı 55 TL, web sitelerinde 15ml ve 100ml'lik alternatifler de mevcut. Özellikle denemek isteyenler için 15 ml'lik alternatif olmasını çok mantıklı buldum.

Devamını Oku »

24 Ağustos 2016 Çarşamba

Nyx Copper Tekli Far İncelemesi

24 Ağustos 2016 Çarşamba
Nyx'in tekli farlarından Copper isimli olanı benim en sevdiklerimden birisi. Nyx markası ülkemizde Douglas ve Boyner mağazalarında satılıyor. Ayrıca İstanbul'da Bağdat caddesinde de kendi mağazalarını açtılar. Ancak Douglas ülkemizden çekilme kararı aldığı için artık Nyx ürünlerine ulaşmak biraz sıkıntı olacak gibi. Umarım Nyx bir an önce online mağazasını açar da biz de rahatlıkla alabiliriz ürünlerini. 


Nyx tekli farlarından Copper benim en sevdiğim renklerden biri olan bakır rengi. Özellikle göz kapağımda bu renkleri kullanmayı çok seviyorum. Sıcak renkleri kendime daha çok yakıştırdığım için kızıllar, bakırlar her zaman favorim. Nyx Copper'ın yapısı yumuşak ve sürümü kolay ama yumuşak yapısı nedeniyle biraz dökülme yapıyor. Gerçi hangi far dökülme yapmıyor ki. Bu nedenle çok fazla olmadığı süre farın dökülmesi benim için sorun değil. Nyx'in diğer farları gibi bu farı da göz kapağına kolayca uygulanıyor ve rahatlıkla karıştırılabiliyor. Mat bir far değil ancak ışıltılı da değil, daha çok satin dediğimiz bir yapısı var.


Farları palet olarak almak avantaj gibi görünse de bence tekli farlar daha bir kullanışlı sanki. Aldığımız paletlerde mutlaka bir iki tane kullanmadığımız renk oluyor. Tekli far alırken mutlaka kullanacağımız bir renk seçiyoruz. O yüzden ben artık pek palet almıyorum.


Nyx mağazalarının bir an önce yaygınlaşmasını ya da online sitesinin bir an önce açılmasını diliyorum. Markayı inceleme fırsatınız olduğunda özellikle de bakır tonlarını seviyorsanız Copper isimli bu tekli fara da bakmadan geçmeyin derim. Elimdeki diğer Nyx farlarının inceleme yazısı okumak için renkli kısıma tıklayabilirsiniz. Nyx farlarını Douglas indiriminden 10 TL'ye aldım ben.



Devamını Oku »

18 Ağustos 2016 Perşembe

Sleek I-Divine Sunset Far Paleti İncelemesi

18 Ağustos 2016 Perşembe
Sleek Gratis mağazalarına gelince hepimiz koşarak bir kaç parça ürün kaptık sanırım. Sleek markasının en çok far paletleri ilgimi çektiğinden aldığım ürünlerden biri I-Divine Sunset far paleti oldu. Markanın çok çeşitli far paletleri var ve oldukça da meşhurlar. Üstelik de çok övgü alıyorlar. Alacağım far paletini seçmek biraz zor oldu ama bu sefer özellikle çok doğal tonları seçmedim ki elimdeki milyon tane far paletinden bir farkı olsun.


Yaz aylarına yakışır güzellikte renkleri olsa da bu far paletinin tonları oldukça güzel. İçerisinde 12 adet siyah hariç hepsi ışıltılı olan far mevcut. Siyah renk ise tam mat değil ama ışıltılı da değil. Farların isimlerinin yazılı olduğu ambalaj kullanışlı değil keşke isimleri üzerine yazsalarmış.


Renklerin kolumdaki görüntüleri harika olsa da bu farlar sanki sıkıştırılmış pigment gibi olduğundan biraz dökülme yapıyor ve de far bazı kullanılırsa rengin daha canlı olarak veriyor. İçindeki sarı ve mavi benim pek kullanabileceğim renkler değil ama diğer renkler özellikle de bronz tende çok güzel duruyorlar.


Mürdümden pembeye, bakırdan turuncuya kadar geniş renk skalası içeren bu palet aslında çok ışıltılı, günlük kullanıma uygun değilmiş gibi görünse de aslında oldukça güzel günlük makyajlar da çıkabilir bu paletten. İçerisinde bir de iki uçlu aplikatör mevcut. Bu tip dökülmeye müsait ve ışıltılı farları aplikatör ile uygulamak daha iyi sonuç verebiliyor. Uygulama sonrasında yine fırça ile dağıtarak istediğiniz soft görünümü elde edebilirsiniz.

Sleek markası henüz Gratis'lerde pek indirime giren bir marka değil ama fiyatları da öyle çok uç noktalarda değil. Sleek I_Divine Sunset far paletinin fiyatı 50 TL. 

Devamını Oku »

16 Ağustos 2016 Salı

Farmasi Keratinli Saç Spreyi İncelemesi

16 Ağustos 2016 Salı
Farmasi satış danışmanı olduğumdan beri pek çok ürününü deneme fırsatım oldu. Farmasi Keratinli saç spreyi de bu ürünlerden bir tanesi. Farmasi ürünlerini iş yerinde arkadaşlar almak istediği için üye olmuştum. Onlara sipariş verirken kargo tamamlamak için ben de bir sürü ürün alır oldum. Bu da onlardan bir tanesiydi yani isteyerek almadım. İsteyerek almadım ama bağımlısı oldum diyebilirim.


Farmasi keratinli şampuan ve saç kremini severek kullandığımı daha önce blogumda anlatmıştım. Okumak isteyenler tıklayarak ulaşabilirler. O seriyi sevdiğim için bu ürünü de seveceğimi aslında biliyordum ama yine de acaba mı diye bir kuşkum vardı. 
Nasıl kullandığıma gelecek olursak; banyo sonrasında ıslak saçıma taramadan önce sıkarak uyguluyorum. Sonrasında ise tarayarak yayılmasını sağlıyorum. Keratin ısı ile daha çok aktifleştiği için uygulama sonrasında kuruttuğunuz zaman etkisi daha fazla oluyor. Bu etki nedir diye soruyorsanız onu da şöyle anlatayım. Saçlarımı saçma sapan boyama hevesi yüzünden güzelim bakır saçlarımı kahveye boyadıktan sonra pişman olmuş ve de açıcı kullanarak tekrar bakıra döndürmüştüm. Bu işlemi de aslında çok güvendiğim bir kuaför maalesef saçımı çok yıpratarak yaptı. Saçım ıslakken resmen uzuyor, kuruyken de çatır çutur duruyordu. Farmasi keratin spreyi ise uygulama sonrasında bu duruma anında tersine çeviriyor. Saçları hem yumuşatıyor hem de karışık, yanık saç görüntüsünden eser kalmıyor. Tüm bu olumlu özelliklerden sonra söylemek istediğim bir de kötü durum var. Bütün bu olumlu etkiler maalesef düzenli kullanmadığınızda geçici oluyor. Yani 3-4 sefer kullanmayı ihmal ettiğimde saçlarım maalesef eski çatur çutur haline geri dönüyor.

Farmasi keratinli saç spreyinin bu şişesini bitirmek üzereyim ve ikinci şişeyi de kullanmaya başlayacağım ve neredeyse 1 aydan fazladır düzenli, aralıksız kullanıyorum. Umarım uzun süreli kullanım sonrasında saçlarımdaki o kötü görüntüden tamamen kurtulurum ve kestirmek zorunda kalmam. Çünkü artık saçlarımı uzatmak ve hep bakır renginde tutmak istiyorum. Siz hiç keratin ile saç bakımı yaptınız mı? Ne gibi sonuçlar elde ettiniz?

Devamını Oku »

13 Ağustos 2016 Cumartesi

Maybelline Master Contour V-Shape Duo Stick İncelemesi

13 Ağustos 2016 Cumartesi
Maybelline son zamanlarda atak yaparak ülkemize pek çok yeni ürün getirdi. Bu ürünlerden biri de "Master Contour V-Shape Duo Stick" idi. Eh yeni bir ürün çıkar da biz bloggerlar denemeden durabilir miyiz? Pek çoğumuz gibi ben de merakıma yenilip bu ürünü denemek için aldım. Maybelline Contour Sticklerin 2 renk çeşidi var. Ben ise kendime 02 medium rengini daha uygun buldum.


Aslında fikir olarak tek bir üründe iki farklı işlevin olması pratik gibi görünse de bana çok pratik gelmedi bu ürün. Maybelline Master Contour Sticki seven arkadaşlarla maalesef fikir ayrılığım oluştu. Ben bu ürünü çok sevemedim. Hem kullanımı kolay gelmedi hem de istediğim efekti elde edemedim bir türlü. Koyu renkli kısmı kontur yapmak istediğim açık renkli kısmı ise aydınlatmak istediğim yerlere uyguladım. Fırça ve de beauty blender ile dağıtmayı denedim ancak iki şekilde de aldığım etkiyi beğenmedim. Açık renkli kısmı öyle ışıl ışıl bir aydınlatıcı değil ama zaten amaç da bu değil. Yapısı ise bana göre yağlı ciltler için pek uygun değil ama kuru ciltler rahatlıkla kullanabilir.


Maybelline Master Contour Stick benim için sınıfta kalan bir ürün oldu ne yazık ki. Bu noktada seven çok insan varken ben kendimden şüpheye düştüğümü söylemek istiyorum. Bu nedenle bu ürünü severek kullanan arkadaşlardan kullanım önerilerini yorum olarak yazmalarını rica ediyorum. Acaba ben mi doğru uygulamayı beceremedim. Maybelline Master Contour Stick'in fiyatı ise 32,90 TL ancak tabii ki indirim zamanlarında çok daha ucuza almak mümkün.


Devamını Oku »

4 Ağustos 2016 Perşembe

Mac Brown Script Far İncelemesi

4 Ağustos 2016 Perşembe
Mac farlarından Brown Script bu yazımın konuğu olacak. Kendime 15'li bir mac far paleti oluşturmaya karar verdiğimden beri hangi farları alsam diye baktığımda almayı en çok istediğim farlardan biriydi Brown Script.  Hem renk olarak çok kullanışlı hem de yapı olarak çok güzel gelmişti bana incelediğimde. Nitekim bu konuda yanılmamışım.

Brown Script sıcak alt tonlu bir kahverengi olduğundan göz kapağında tek başına çok rahatlıkla kullanılabilir. Ayrıca göz kapağı katlanma bölgesinde de harikalar yaratıyor. Mat yapıda bir far olmasına rağmen tebeşirimsi değil yapısı. Daha kremsi bir yapısı olduğundan gözde çok rahat karıştırılabiliyor. Bu da bir far için kesinlikle avantaj.


Mac farlarının tek dezavantajı fiyatı bana kalırsa. Her seferinde bu konuda şikayet etsem de alıyorum mac farlarını. Paletimin dolmasına az kaldı. Onu doldurunca sanırım bir süre özellikle çok ilgimi çeken bir renk çıkmazsa almayacağım artık mac far. Eğer bir mac far almak istiyorsanız da bu yazıda bahsettiğim Brown Script isimli olanı çok banko ve kullanışlı bir renk olduğu için kesinlikle tavsiye ederim. Mac refill far fiyatı: 43 TL.
Devamını Oku »

2 Ağustos 2016 Salı

The Body Shop Tekli Far 115 Numara İncelemesi

2 Ağustos 2016 Salı
The Body Shop marka olarak benim için hep kremleri, cilt bakım ürünleriyle özdeşleşmiştir. Nedense The Body Shop mağazalarına gittiğim zaman hep body butterlar, kremler, parfümler ilgimi çekmiştir. Ancak yakın zaman önce gittiğimiz bir etkinlik sırasında farlarına ve rujlarına hatta aydınlatıcılarına bakma şansım oldu ve 115 numaralı bu güzel farı gördüğüm gibi kaptım. Bu farı seçmemin nedeni öyle her yerde bulunan bir renk olmamasıydı.


Son zamanlarda farlar konusunda biraz daha temkinli davranmaya çalışıyorum. Özellikle büyük paletler almayacağım artık. Tekli farlar hem kullanım kolaylığı açısından hem de paletlerde sevmediğim bir iki renk mutlaka olduğundan daha mantıklı geliyor. The Body Shop 115 numara ise şeftali tonlarında daha önce elimde olmayan bir renk. 


The Body Shop 115 numaralı şeftali tonlu farın içerisinde altın ışıltılar bulunuyor. Özellikle de hafif bronzlaştığım şu dönemde daha da güzel durdu. Shimmer dediğimiz ışıltılı yapıda bir far. Simli olmadığı için çok parlak durmuyor. Bu nedenle günlük kullanıma çok uygun. Ayrıca yapısı çok yumuşak değil, o yüzden de dökülme yapmıyor. Yassı far fırçası ile uygulama rahat yapılıyor ancak çok yumuşak kıllı fırçalarla uygulama yapmak biraz daha zor oluyor.


The Body Shop tekli farın fiyatı 29.90 TL. Aslında bu fiyat tekli bir far için fazla bana göre ama her zaman bulunmayacak bir renk olduğu için tercih ettim. Yapısını ve kullanımını sevdiğim için indirim döneminde de farklı renklerine bakabilirim. The Body Shop mağazasına girdiğim zaman artık renkli kozmetik kısmına da bakacağım ancak yine de body butterlar vazgeçilmezim olarak kalacak.

Devamını Oku »

26 Haziran 2016 Pazar

Responsive Blog Tema Değişikliğim

26 Haziran 2016 Pazar
Bloguma sıklıkla uğrayanların fark etmiş olacağı gibi blog tasarımım yenilendi hem de responsive olarak. Nedir bu "Responsive Blog Teması" diyenler için kısa bir bilgi aktarımı yapayım. Günümüzde artık hepimiz mobil cihazları bilgisayarlara oranla daha sık kullanır olduk. Bir konu hakkında aramaları cep telefonlarımız ya da tabletimiz aracılığı ile yapıyoruz. Responsive blog teması da işte bu mobil cihazlarla uyumlu tema demek oluyor yani mobil ekranda kullanımı daha kolay ve kullanışlı. Bu kısa bilgilerden sonra yeni blog temama dönelim.



Blog açtıktan sonra araştırdığım ilk konuydu temalar. Yani hangi temalar kullanışlı hangileri bana artı katacak. İnternette bir sürü hazır blog temaları var ancak hiç biri benim isteğimi karşılamadı bugüne kadar. Ya istediğim renklerde olmadı ya da tasarımını beğenmedim. Üstelik hazır temalarda istediğiniz değişiklikleri yapmak da oldukça zor. Bu nedenle profesyonel birinden destek almak ve yazmayı çok sevdiğim blogumu daha da güzel bir görünüme kavuşturmak için sevgili Sosyal Medya Kafe blogunun sahibesi Sibel Hanım'dan yardım istedim. 

Sibel Hanım bu konuda oldukça profesyonel biri. Üstelik ne istediğinizi tam olarak anlamaya, sizi tanımaya çalışıp farklı önerilerle size en uygun tasarımı belirlemeye yardımcı oluyor. Çok kısa zamanda uyum içinde çalışarak blog temamı tamamlamış olduk. Kendisine ilgisi ve desteği için bir kez daha çok teşekkür ederim. Sizler yeni responsive blog temamı nasıl buldunuz? Fikirlerinizi merakla bekliyorum.
Devamını Oku »