Benim doğduğum yıllar 1980'ler. Aslında moda tarihinde en çok hatırlanır olan yıllardan biridir 80'ler. Kesinlikle örnek alınası olmayan ve bugün herkese ben bunları nasıl giymişim derdirten garip giysilerle dolu bir yıl. Sadece kıyafet olarak da garip değil. Saçlar, aksesuarlar da oldukça itici bana göre. Tabii ki bu iticilik 1980'li yılların moda tarihinde hatırlanır bir dönem olmasını sağlıyor.
1980'li yıllar denilince benim ilk aklıma gelenlerden biri geniş omuzlar ve bunu sağlayan vatkalar. Vatkalar omuzları geniş gösterdiği için aslında bel ile olan orantıyı da sağlıyor ama nedense benim çok sevmediğim bir olay vatkalar. Kadın dediğin narin, ince görünmeli, koca omuzlu değil. Olaydaki kötülük sadece vatka ile de sınırlı değil gördüğünüz gibi. Bu kadar parlak ve neon renkler de hiç bana göre değil. Tam bir renk cümbüşü.
Özellikle benim gibi eski Türk filmlerini çok seviyorsanız kesinlikle bu modaya da hakimsinizdir. Hülya Avşarı, Ahu Tuğba'yı bu garip kıyafetlerle ve aslan yelesi saçlarla hatırlayabilirsiniz. 1980'li yılların en garip tarzı kesinlikle neon renkli taytlar ve bileklerdeki tozluklarla kombinlenmiş spor kıyafetleri bana göre. Aerobik hareketlerin en revaçta olduğu yıllar olduğu için sanırım.
Tüm bu garip ve itici tarzlara rağmen yine de sanki en samimi en içten yıllardı. Şimdilerde ölen komşuluklar, insan ilişkileri o yıllarda çok daha güzeldi. Benim hatırlayabildiğim çocukluk anılarım 80'lerin sonu 90'lar başına denk geldi ve ben çok mutlu, çok da şanslı bir çocuk olduğumu düşünüyorum. Tabii çocukluk anılarıma doğru düşüncelere dalar ve sizlere anlatmaya başlarsam bu yazının ucu bucağı olmaz o nedenle yazıma burada son vermek istiyorum. Ha bir de 1980'li yıllardaki en garip çanta modası neydi derseniz, o da tabii ki bel çantaları. Şimdi bir bel çantası olsa takar mıydınız?
Devamını Oku »




















































